Üye Girişi
Üye Girişi
Üye Ol
Sepetim
KİTAP
Yeni Çıkanlar
Çok Satanlar
Edebiyat
Kişisel Gelişim Kitapları
Eğitim Kitapları
Psikoloji Kitapları
Tarih Kitapları
Felsefe Kitapları
Dini Kitaplar
Dergiler
ÇOCUK
EDEBİYAT
DİNİ ÜRÜNLER
Kuran-ı Kerim
Dini Kitaplar
Hac Malzemeleri
Cami Malzemeleri
Rahle
Minber Örtüsü
Hediyelik Ürünleri
Zikirmatik
Mevlüt Hediyelikleri
Kadın Giyim
Erkek Giyim
Çocuk Giyim
HOBİ & OYUN
ELEKTRONİK
Anasayfa
>
Türkçe Kitaplar
>
Edebiyat
>
Roman - Günümüz
>
Çöl Mektubu
< < Önceki Sayfaya Dön
Çöl Mektubu
(9786254070136)
Marka
:
Murat Kaya
Tedarikçi
:
Dorlion Yayınevi
İndirim Oranı
:
%
25
İndirim
Sepetteki Son Fiyat
KDV Dahil
:
€16,50
İndirimli
:
€11,25
+ KDV
KDV Dahil
:
€12,38
Sepet Fiyatı
:
Barkod
:
9786254070136
Kritik Stok
Telefonla Sipariş
Favorilere Ekle
Fiyat Düşünce Haber Ver
Gelince Haber Ver
Artır
Azalt
Ürün Özellikleri
Yorumlar
(0)
Ödeme Seçenekleri
Ürün Önerileri
Ali ve Yılmaz, Hikmet Bey'in çocukları, memleket denilince akla ilk yoksulluğun geldiği 60'lı yıllarda mücadelelerine başlamışlardı. Fakat her ailenin içinde belli roller vardı ve bu roller, kimin güçlü kimin güçsüz kalacağını gösteriyordu. Zaman ise değişimi en iyi dillendiren anımsatıcıydı. Kimin güçlü olduğuna da o karar veriyordu. Hem belki de bir kişi uzaktan ne kadar çok güçlü duruyorsa kendi içerisinde o kadar çok güçsüzlüğü ile savaşıyordu. O zaman güçlü olmak demek, güçsüzlüklerini saklayabilme becerisi miydi? Fakat güçsüzlükleri kendi içerisinde gizlemek mi güç sayılırdı yoksa onları dışa vurarak birer birer yok etmek mi? Yol da bunun en güzel öğreticisiydi. İnsan herkesten kaçabilirdi, herkesten uzaklaşabilirdi ama bütün iyilik ve kötülüklerinin tek şahidi olan kendi benliğinden kaçamazdı. Bir şeyler üzerinde kat etmenin zor olduğu bir dünyada, her ne olursa olsun ilerleyebilmek yola has bir yücelikti. Yolda bütün güçler ve bütün güçsüzlükler aynı anda var oluyordu ve insan bütün bir hüznün, bütün bir neşenin ve bütün bir gökyüzünün birleşiminde kendini bulmaya koyuluyordu. Hepsini öğrenerek ve hepsinden yararlanarak... 60'larda başlayan bir hikaye çöle uzanıyor bir hayal çekmecesi ile... Bütün hayaller İstanbul'a uğruyor sonra memlekete, sonra Novi Sad'a, Paris'e ve Cadiz'e, en sonunda ise Casablanca ile asıl yuvasına doğru yol alıyor. Bütün hayaller bir bulut Ali ve Yılmaz, Hikmet Bey'in çocukları, memleket denilince akla ilk yoksulluğun geldiği 60'lı yıllarda mücadelelerine başlamışlardı. Fakat her ailenin içinde belli roller vardı ve bu roller, kimin güçlü kimin güçsüz kalacağını gösteriyordu. Zaman ise değişimi en iyi dillendiren anımsatıcıydı. Kimin güçlü olduğuna da o karar veriyordu. Hem belki de bir kişi uzaktan ne kadar çok güçlü duruyorsa kendi içerisinde o kadar çok güçsüzlüğü ile savaşıyordu. O zaman güçlü olmak demek, güçsüzlüklerini saklayabilme becerisi miydi? Fakat güçsüzlükleri kendi içerisinde gizlemek mi güç sayılırdı yoksa onları dışa vurarak birer birer yok etmek mi? Yol da bunun en güzel öğreticisiydi. İnsan herkesten kaçabilirdi, herkesten uzaklaşabilirdi ama bütün iyilik ve kötülüklerinin tek şahidi olan kendi benliğinden kaçamazdı. Bir şeyler üzerinde kat etmenin zor olduğu bir dünyada, her ne olursa olsun ilerleyebilmek yola has bir yücelikti. Yolda bütün güçler ve bütün güçsüzlükler aynı anda var oluyordu ve insan bütün bir hüznün, bütün bir neşenin ve bütün bir gökyüzünün birleşiminde kendini bulmaya koyuluyordu. Hepsini öğrenerek ve hepsinden yararlanarak... 60'larda başlayan bir hikaye çöle uzanıyor bir hayal çekmecesi ile... Bütün hayaller İstanbul'a uğruyor sonra memlekete, sonra Novi Sad'a, Paris'e ve Cadiz'e, en sonunda ise Casablanca ile asıl yuvasına doğru yol alıyor. Bütün hayaller bir bulut Ali ve Yılmaz, Hikmet Bey'in çocukları, memleket denilince akla ilk yoksulluğun geldiği 60'lı yıllarda mücadelelerine başlamışlardı. Fakat her ailenin içinde belli roller vardı ve bu roller, kimin güçlü kimin güçsüz kalacağını gösteriyordu. Zaman ise değişimi en iyi dillendiren anımsatıcıydı. Kimin güçlü olduğuna da o karar veriyordu. Hem belki de bir kişi uzaktan ne kadar çok güçlü duruyorsa kendi içerisinde o kadar çok güçsüzlüğü ile savaşıyordu. O zaman güçlü olmak demek, güçsüzlüklerini saklayabilme becerisi miydi? Fakat güçsüzlükleri kendi içerisinde gizlemek mi güç sayılırdı yoksa onları dışa vurarak birer birer yok etmek mi? Yol da bunun en güzel öğreticisiydi. İnsan herkesten kaçabilirdi, herkesten uzaklaşabilirdi ama bütün iyilik ve kötülüklerinin tek şahidi olan kendi benliğinden kaçamazdı. Bir şeyler üzerinde kat etmenin zor olduğu bir dünyada, her ne olursa olsun ilerleyebilmek yola has bir yücelikti. Yolda bütün güçler ve bütün güçsüzlükler aynı anda var oluyordu ve insan bütün bir hüznün, bütün bir neşenin ve bütün bir gökyüzünün birleşiminde kendini bulmaya koyuluyordu. Hepsini öğrenerek ve hepsinden yararlanarak... 60'larda başlayan bir hikaye çöle uzanıyor bir hayal çekmecesi ile... Bütün hayaller İstanbul'a uğruyor sonra memlekete, sonra Novi Sad'a, Paris'e ve Cadiz'e, en sonunda ise Casablanca ile asıl yuvasına doğru yol alıyor. Bütün hayaller bir bulut olup yükseliyor Sahra'nın tepesine, hayat buluyor. Bir hayal çekmecesi içerisinde atlas barındırıyor, Ali ve Yılmaz'ı içeren, hiç kimseyi ve herkesi içeren bir atlas...
Kitap Adı:
Çöl Mektubu
Yazar:
Murat Kaya
Yayınevi:
Dorlion Yayınevi
Hamur Tipi:
Kitap Kağıdı
Sayfa Sayısı:
101
Ebat:
135-210-0
İlk Baskı Yılı:
2020-10-19
Baskı Sayısı:
1
Dil:
Türkçe
Barkod:
9786254070136
Havale ile Ödeme
€11,25
+ KDV
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR